Mimari Tasarım

Geleceğin Mühendislik ve Mimarlık Tasarımları-1

Yeryüzüyle temas etmediği için depremlerden etkilenmeyecek ve fırtınalara karşı dayanıklı olacak bir ev ya da ofis… Doğal afetlerden etkilenmemesi tabii ki büyük avantaj ama yeryüzüyle nasıl temas etmeyecek? “Uzayda yaşamdan söz ediyorsanız, bizim ömrümüz yetmez” dediğinizi duyar gibiyiz ama uzaydan söz etmiyoruz. Bu öyle bir gökdelen ki sadece temeli uzayda!

Göklerden New York semalarına sarkacak Analemma Tower-Analemma Kulesi, şimdiden en çok konuşulan yapılardan biri. ABD New York merkezli Clouds Architecture Office adlı mimarlık bürosunun projesi. Analemma, yörüngedeki bir asteroitten yeryüzüne sarkan kablonun çevresinde, prefabrik katlar halinde inşa edilecek. Ana bina en az 600 km; asansör yüksekliği ise 36 bin km olacak. Yani Dubai’daki Burj Khalifa

gibi yerden yükselen değil de uzaydaki asteroitten aşağı sarkan bir yapı

Bir Gökdeleni Taşıyacak Kadar Kalın Kablo 

Yalnız binlerce kilometre uzunluğunda asansör kablosu yapmak, hatta gökdeleni taşıyacak kadar kalın bir kablo mümkün değil (şimdilik)… Günümüzde 30 cm uzunluğunda karbon nanotüp yapılabiliyor, seri üretim ‘henüz’ hayal aşamasında. Sanıyoruz, teknolojik gelişmeler için artık “Mümkün değil” sözünü kimse ağzına almıyor çünkü hayal sınırlarını zorlayan her şey çok kısa bir zaman aralığında hayata geçiyor.

Diyelim ki uzaydan gökdeleni sarkıttınız, nasıl yaşanacak bu binada? Su, enerji nasıl halledilecek?

Mühendislerin onun için de çözüm önerileri var: Atmosferdeki bulutlardan su elde edilecek. Star Wars serisinde olduğu gibi havadan rutubeti çekip -yoğuşturup- suya dönüştürecek bir sistem kurulacak. Gökdelenin enerji ihtiyacı için de güneş enerjisi devreye girecek.

Gökdelende yaşam başlayınca en alt kata inen asansörden helikopter aracılığıyla ya da yolcu taşıyan drone’lar ile yeryüzüne ayak basılacak. Paraşütle atlamak isteyenler de olabilir, onda da bir problem yok!

Dubai, Mimari İnovasyonda İddialı 

Geleceğin yapıları ve kentleri söz konusu olduğunda Dubai’nin hatırı sayılır bir ünü olduğu kesin. The Tower-Kule adlı gökdelen de dünyanın yeni ‘en yüksek binası’ olmaya aday. 2020 yılında tamamlanması planlanan yapı, Burj Khalifa’dan 100 metre daha yüksek. İçerisinde dikey bahçeler, restoranlar, 360 derece gözlem alanı ve butik otellerin olacağı söyleniyor.

Ayrıca 3D yazıcılarla üretilen binaları da ilk kez Dubai’de görebiliriz, zira geçen yıl Dubai’de dünyanın ilk 3D yazıcılarla üretilmiş ofisinin tanıtımı yapılmıştı. Sadece 17 günde inşa edilen binanın yapım aşamasında çok az sayıda elektrikçi ve sanatçı çalışmıştı.

Yüzen Ada Şehirler

Artisanopolis adlı yüzen şehirler prototipi, Seasteading Enstitüsü Mimari Tasarım Yarışması için Roark 3D ve Fortgalt ekipleri tarafından tasarlanan bir diğer önemli proje. Yüzen ada şehir şeklinde tasarlanan Artisanopolis, güneş ve hidroelektrik enerjisi kullanacak. Tuzdan arındırma tesisi, ada için güvenli içme suyu elde edilmesini sağlayacak. Bu yüzen kentin zarar görmesini önlemek için adanın çevresi tamamen bir dalga kırıcı ile kuşatılacak.

Seasteading Enstitüsü, kısa bir süre önce Fransız Polinezya Hükümeti ile okyanus alanına inşaat başlatmak için mutabakat anlaşması imzaladı. İnşaatın 2019’da start alması hedefleniyor.

Bu kent, özerk mi olacak yoksa kentin sınırları içinde Fransız Polinezyası’nın kanunları mı geçerli olacak? Sanırız önümüzdeki günlerde bu konudaki tartışmalara da tanık olacağız.

 

Kaynak: http://www.blogteb.com/uzaydan-sarkacak-analemma-kulesinden-denizler-altindaki-sehir-okyanus-spiraline-gelecegin-muhendislik-harikalari/

Gökhan Sert

Mersin Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama bölümü 2020 yılı mezunu şehir plancısıyım. Bu platformu planlama,mimarlık ve tasarım ile ilgili araştırmalardan edindiğim bilgileri arttırmak ve sizlerle paylaşmak amacıyla kurdum.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın